Gelir Dağılımı

Dünyadaki gelir dağılımına ilişkin gerçek durumu gösterir nitelikte bir site kesinlikle incelemenizi tavsiye ederim.

https://gapminder.org/dollar-street

Gelir Dağılımına ilişkin yaptığım basit bir çalışma:

Kısmi olarak bazı varsayımlar içermekle birlikte gelir dağılımının akım bir veri olduğunun göz önünde bulundurulması gerekiyor. Gelir dağılımının hesaplanmasında, elbette akım değişkenlerin göz önünde bulundurulmasının belirli bir mantığı bulunmaktadır. Bununla birlikte, çok daha temel nitelikteki hususun aslında varlık dağılımı olması gerektiğini düşünüyorum. Bu konu üzerine akademik çalışmalar yapılmış olması muhakkak fakat bundan çok daha önemli olan hususun bu sınıflamanın temel göstergeler arasında yer almıyor olmasıdır.

Ayrıca, varlık dağılımının maddi ve maddi olmayan varlıklar olarak ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Temel sınıflandırmaların alt gelir grubu, üst gelir grubu gibi akım değişkenler üzerinden gitmesinden ziyade alt varlık grubu, üst varlık grubu vb. şekilde yapılması sosyoekonomik durumun çok daha etkili şekilde değerlendirilmesini sağlayacaktır.

Basit olarak ele alacak olursak, alt varlık grubu bir ailenin maddi ve maddi olmayan varlıklarının değerlendirilmesinde asgari yaşam koşullarını sağlayacak ev, araba, buzdolabı, çamaşır makinesi vb. maddi varlıklarının yanında aldıkları eğitim, sahip oldukları ekonomik değere dönüşebilecek bilgi birikimleri, tecrübeleri vb. maddi olmayan varlıklarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Bu hususu biraz daha teknik olarak ifade etmek gerekirse gelir dağılımı, mali tablolardan gelir tablosunu baz alırken varlık dağılımı yaklaşımı finansal durum tablosunu yani bilançoyu baz aldığı görülebilir. Kirada oturan bir aile, birden fazla çocuğunun olması, çocuklarının eğitim, yeme içme masrafları vb. doğrudan yükümlülüklerini de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Elbette böyle bir ailenin doğal olarak sadece asgari ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli bir finansman ihtiyacının olacağını bunun da zaten katma değer üretimi anlamında düşük bir seviyeye sahip olmasından kaynaklı benzer kısır döngüler içinde bulunabileceği kolaylıkla görülebilir.

Elbette kişisel planda her kişinin veya her hanehalkının bilanço ve gelir tablosunun çıkartılması mümkün olmadığı bu yüzden gelir dağılımı gibi ölçülebilir nitelikteki yöntemlerden gidilmesi gerekliliği savunulabilir. Fakat bu yöntemin artık dijitalleşme ile kısmen de olsa farklı şekilde değerlendirilebileceği ve makro analizlerde de kişisel bilançoların belirli varsayımlarla olsa dahi çıkartılabileceğini düşünüyorum. Özellikle idari ve kurumsal kayıtlar kullanılarak konut, otomobil, finansal varlık ve borç ölçümleri ile eğitim seviyeleri, çocuk sayıları, yaşları, hanehalkı yaklaşımları, gelirleri, harcamaları gibi hususların makro ölçekte de bütüncül bir yaklaşım biçimi içerisinde ele alınabileceğini düşünüyorum.

Bu konuda söylenebilecek birçok husus olmakla birlikte, bu blogtaki yazılarımın temel hususlara değinmek olduğunu göz önünde bulundurarak şimdilik burada son veriyorum. Bir excel dosyasında gelir dağılımı ile sermaye birikiminin nasıl olabileceği ile ilgili bir çalışma yapıyordum, günün birinde tamamlarsam buraya eklerim.

Yorum bırakın