Lost dizisi 1. Sezon 1. Kuramsal Açıdan Genel Değerlendirmesi Lost dizisinin 1. sezonu, postmodern anlatı teknikleri, mitolojik göndermeler, psikolojik derinlik ve belirsizlik kuramları açısından zengin bir metin olarak değerlendirilebilir. İşte kuramsal çerçevede bir analiz: — 1. Postmodern Anlatı ve Hipergerçeklik – Parçalı Yapı: Sezon, geri dönüş (flashback) sahneleriyle karakterlerin geçmişlerini parçalı şekilde sunar. Bu teknik,“Lost 1. Sezon Kuramsal Analiz ve Felsefi Çıkarımlar” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: asKeops
İran Klasiği – Ouje Aseman
Moskova orkestrası ile olan varyantı
Yerleşik Hayat
-En büyük devrim yerleşik hayata geçmektir. Çünkü gündelik hayatta en büyük değişikliği bu gerçekleştirmiştir. -Erkekler uzaklara bakar, kadın yakına -blue velvet: -platonic idealin temelinde mikroskobik gerçekler var. -apollon ve dionysos: nietzsche’ye göre bu iki tanrı sanat ve insan ruhunun iki karşıt ama tamamlayıcı yönünü gösterir. Apollon:akıl, düzen ve birliği. Dionysos,tutkuyu, taşkınlığı ve içgüdüsel doğallığı simgeler“Yerleşik Hayat” yazısının devamını oku
Last of Us
Konuyla ilgili değerlendirmelerim. 1) The Last of Us Dizisi Özeti ve Özellikleri: Genel Tanım:HBO tarafından yapılan “The Last of Us”, Naughty Dog’ın aynı adlı çığır açan video oyun serisinden uyarlanan, post-apokaliptik bir drama ve gerilim dizisidir. Mantar enfeksiyonuyla değişime uğrayan insanların (“Infected”) dünyayı ele geçirdiği bir distopyada geçer. Hikâye, hayatta kalma, kayıp, sevgi ve insanlığın“Last of Us” yazısının devamını oku
Anlatının Gücü
Sabır Alegorisi
Genellikle “Sabır Alegorisi” olarak adlandırılan bu çağrışımsal resim, ruhun derinliklerinde yankılanan derin bir insan durumunu yakalar. Güçlü ama savunmasız bir duruşa sahip olan merkezi figür, hemen göze çarpar, duruşu içsel mücadelenin ve kalıcı kararlılığın bir kanıtıdır. Kollarını göğsünün üzerinde sıkıca kavuşturmuş bir şekilde durur, meydan okurcasına değil, sanki görünmeyen bir üşümeye veya içsel bir acıya“Sabır Alegorisi” yazısının devamını oku
Mevlana ve Kafka
Rumi: “Ah, kelimelerdeki sevgili kardeşim, hoş geldin! Sana biraz çay ikram edebilir miyim? Gül yapraklarının kokusu ruhunu yatıştıracaktır.” Kafka: “Teşekkür ederim, Rumi, ama korkarım ki çay ruhumun susuzluğunu gidermeye yetmeyebilir. İnsan böyle bir karanlığın ortasında nasıl anlam bulabilir?” Rumi: “Karanlık yalnızca ışığın yokluğudur. Yansımalarımızı gerçekten görebileceğimiz yer bu gölgelerdir.” Kafka: “Peki ya yansıma yoksa? Ya“Mevlana ve Kafka” yazısının devamını oku
